İşadamlarından Gençlere İş Hayatında Başarı Taktikleri
ZENGİNLİĞİN
ZİRVESİNDEKİLERİN İŞ HAYATINDA BAŞARILI OLMAK İSTEYENLERE ÖNERİLERİ NELER?
Zirvedeki zenginlere
sorduk: Gençlere başarılı olmak için neler önerirsiniz? Sizin alanınızda
başarılı olmak için neler yapmalı? Tavsiyeleriniz neler?
Ishak Alaton: “ Sizi rahatsız etse
de, kendinize, bazı sualler yöneltin.”
Aranızda, planlamanın önemini küçümseyecek bulunabilir. İngilizlerin bir
atasözünü tercüme etmekle yetiniyorum. “Varacağı limanı bilmeyen yelkenli için
hiçbir rüzgar elverişli değildir.” Siz, hedefinizi,
arzu ve isteklerinize göre tarif ve tespit edememişseniz, bütün maddi ve manevi
servetiniz işe yaramayabilir. Şimdi
derin bir nefes alıp, aynanın karşısına geçin ve uzunca bir müddet gözlerinizin
içine bakın. Kendinizi bulmaya ve tanımaya çalışın. Sizi rahatsız etse de,
kendinize, bazı sualler yöneltin. Geçmiş günlerde başınızdan geçen bazı nahoş
hadiseleri tekrar gözden geçirin. Bunların tatsız neticelerinde, kendi
hatalarınızın payının ne kadar olduğu hakkında bazı yargılara varmaya çalışın...
Ve bunları düşünürken, mümkün olduğu kadar tarafsız olmaya çalışın. Ne
kendinize eziyet edip hep kendinizi suçlamanıza gerek var, ne de kabahati hep
başkalarında bulup kendinizden kaçmanıza. Ortada bir yerde olmaya çalışın. Ve
en önemlisi, kendinizle bir dostluk kurmaya başlayın. Bu metodu bir müddet deneyip rahatladıktan
sonra, aktiflerinizin bir bilançosunu çıkarın.
Rakamlardan ve maddi varlıklardan bahsetmediğimi tabii ki anladınız. Dış
görünüş, genel kültür, insanlarla diyalog kurma yeteneği, yabancı dil bilgisi
ve yeni bir dil öğrenme yeteneği gibi aklınıza birçok hususlar gelecektir.
Bunları alt alta sıralayıp, kendinize göre birer birer
not veriniz. Ve bundan sonra hayatinizin kalan kısmını akıllı bir şekilde
planlamaya başlayınız. Geçmiş son birkaç sene içinde rüyalarınızla gerçekleşme
oranını düşünüp kendinize yeni ve varılabilir hedefler öngörün. Bugünkü uğrasınız size uygun mu? Size heyecan
veriyor mu? Her gün yeni bir şey öğrendiğinizi ve bunları her gün daha iyi
kullanıp müspet neticeler aldığınızı hissediyor musunuz? O halde iyi bir yolda
başladınız, ancak yabancı dil veya genel kültür gibi bazı eksiklerinizi
tamamlamanız gerekiyor...
Kadir Has: “ Başarı yolu herkese açıktır.” Yükselirken, yüksek ahlaka önem verdim.
Bulunduğum noktaya aklim, azmim, çalışmam sayesinde ulaştım. Bugün ülkemizde,
başarı yolu herkese açıktır. Otomobilinizi, emniyetli kullanabilir ve emniyet
şeridinde giderseniz, başarıyı yakalarsınız.
Asim Kibar: “ Başarının zevkini tattığınız zaman işlerin ne
kadar kolay olduğunu göreceksiniz.”
Yürürken sadece yola bakmayınız. Sağa, sola da bakiniz. Dünyada neler
oluyor etrafınıza bakiniz. Daima işinizi geliştiriniz. Müşterilerinize kulak
verip, problemlerine yardımcı olun. Çalışanlarınızla yakın ilişki kurun. Onların
önerilerine değer verin. Rakiplerinizin olması size onlara yetişmek ve onları
geçmek yönünde gayret vermeli. Kimseyle çatışmayın, yolunuza devam edin.
Gücünüzü, isinizi daha iyi yapmaya sarf edin. Çalışanlarınıza, müşterilerinize
güven verin. Herkes güven duyduğu mali alır, güven duyduğu müessesede çalışır,
güvenli müessese ile iş yapar. Yeni
atilim ve teşebbüslerinizi beynelmilel kriterlere göre
yapın. Hislerinize mağlup olmayın. Herkes çok başarılı ve zengin olmayı ister.
Şartlar uygun oluşturulmazsa netice hüsran olur. İstediğiniz kadar değil,
oluşturabildiğiniz kadar
başarılı olabilirsiniz. Aylık raporlama ve kontrolleri mutlaka yapınız.
Rakamlar yanlış söylemez. Nakit akımını iyi ayarlayınız. Dünyada her yıl
kurulan 100 şirketten % 80’i nakit akısını düzenleyemediği için iflas
eder. İsletmeler beynelmilel rasyolara uygun çalışmalı. Krizler bu rasyoları
bozabilir. Ama en kısa zamanda bu rasyolar
düzeltilmelidir. Son önerilerim; dürüst
olun, çok çalışın, gelişin, başarının zevkini tattığınız zaman işlerin ne kadar
kolay olduğunu göreceksiniz.
Rahmi Koç: “
Bir günden bir güne zengin olunmaz.” Bir
defa bir günden bir güne zengin olunmaz; bunu kafalarına koymaları lazım. Piyangodan
para kazananların hayatları kaymıştır. Para kazanmak ve refah içinde yasamak
için insanin bir stratejisi olması lazımdır. Strateji donuk, kati bir şey
değildir. Esnek ve değişen bir hedeftir. Hedefi iyi tayin
etmek lazım. Çok abartılı olan vizyonlar illüzyon
olmaya mahkumdur. Vizyonunuzu hangi olanaklar ile elde edeceğinize karar
vermeniz lazım. Gençlerin en önce
girişimci olarak mi yoksa profesyonel olarak mi
çalışacaklarına karar vermeleri lazımdır. Girişimci olduğunuz zaman küçük
havuzda büyük kurbağa olursunuz. Mesuliyet sırtınızdadır. Uykusuz geceler
geçirebilirsiniz. Profesyonel olduğunuz zaman da büyük havuzda küçük kurbağa
olursunuz. Geceleri nispeten daha rahat uyursunuz. Çünkü isin sahibi
değilsinizdir. Bu kararı verdikten sonra hedefler seçeceksiniz. Is hayatında kendini devamlı eğitmeyi faydalı
görüyorum. Çünkü şartlar, bulunduğunuz zemin, ekonomi, politika devamlı
değişebiliyor. İş de eğitim önemli. Is hayatında dürüst olmak şart. Çalıştığınız ülkenin
kanunlarına uymak insana itibar getirir. Disiplinli çalışmak gereklidir.
Eğlence ise eğlence, dinlence ise dinlence, çalışmak ise çalışmak, hepsi ölçülü
olmalı. Mutlaka aile kurulmalı. Evlat
yetiştirilmeli. Mutlaka insanin dinine bağlı olması, büyüklerine hürmet etmesi
ve ananelerini unutmaması lazımdır.
Varlık elde ettikten sonra insanin bu varlığını memleketine geri vermesi
lazım. Sosyal ihtiyaçları karşılamak, kültür, eğitim ve sağlık alanlarında bu
kazandığınız parayı geri vermek gerekir. Zenginliği sokaktaki adama sempatik
hale getirmek lazım. Zengini düşman gibi göstermemek gerekiyor. Dostum rahmetli
Sakıp Sabancı bunu çok iyi yapardı.
Hüsnü Özyegin: “ Başarılı olmak için neler
bildiğinizi değil neleri bilmediğinizi bilmek önemlidir.” Is hayatında başarılı
olmak için çok çalışmak, iyi bir lider olarak takımınızı motive edebilmek,
neler bildiğinizi değil neleri bilmediğinizi bilmek, insanlardan enerji almak
yerine insanlara enerji vermek, kendinizi sürekli yenilemek ve her kademede
yönetici ve memurun gerektiği zaman görüsünü almak ve çalışanınızı,
müşterinizi, tüm ilişkide olduğunuz insanları sevmek çok önemlidir. Sakıp Sabancı: “Yerimizi alabilecek
insan yetiştirmeliyiz.” Hayatta
tesadüf, fırsat, şans ancak onlardan yararlanmaya hazır olanların isine
yarayabilir. Dikkatli, hevesli, çalışkan, sabırlı ve en önemlisi hedefi olan
insan tesadüfleri değerlendirebilir, fırsatları yakalar ve şansı kaçırmaz. İnsanin tek basına “dünyanın hakkından
gelmesi” mümkün değil. Ancak bir vizyonu varsa; bu
vizyonunu çalıştıklarıyla paylaşıyor ve onların yüreklerine inanç, azim ve sevk
aşılayabiliyorsa ve en önemlisi ayni hedefi gerçekleştirmeye kendini adamış
yetenekli kişilerden oluşan bir “takım” oluşturabiliyorsa başarıya ulaşmak
kolaylaşır. Her fırsatta söylüyorum:
Bugün dünyaya baktığınızda her bir ülkede, irili ufaklı ve bir
çoğu o ülkeye has problemler var. Zaman içinde bunlardan bir kısmi
çözüme kavuşacak; ancak her vakit yeni çözüm isteyen yeni problemler,
sıkıntılar olacak. Önemli olan bu problem ve sıkıntıların varlığı değil; o
problem ve sıkıntıları çözebilecek basiretli, yetenekli ve yaratıcı insanların
var olmasıdır. Dolayısıyla ister is
adamı, ister politikacı, isterse akademisyen olalım hepimizin en önemli görevi
bizim yerimizi alabilecek, kalkınma ve gelişme bayrağını ileri ve yeni ufuklara
taşıyacak “insan” yetiştirmektir.
Ferit Sahenk: “ Eğitime, gelişime, dinlemeye açık olmanız
lazımdır.” Bir kere insanca bir yasam
felsefenizin olması gereklidir. Eğitime, gelişime, dinlemeye açık olmanız
lazımdır. Mutlaka bir yabancı dilin getirdiği avantajı da kullanarak yaptığınız
işlerle ve tarihle ilgili bir çok şeyi okumanız
gereklidir. Çünkü insanlığın tarihi, her ne kadar teknolojik değişimden geçse
de belirli bazı temel gerçekleri aktarmak, bunları hissetmek ve bilmekte fayda
vardır diye düşünüyorum. Sevginin yanında saygının olması gerekliliğine de önem
veririm. İş hayatında başarılı ve zengin
olmayı isteyenlere en başta dünyayı izleyebilmelerini öneririm. İkinci olarak
ise, yine tekrarlıyorum, bir yabancı dil öğrenmelerini tavsiye ederim. Üçüncü
önerim ise gerektiği zaman hayatin dönüş etaplarını sindirmeleridir. Bu
etaplarda tecrübe ve itibar kazanarak yukarı doğru çıkmalarını, yani her zaman
asansörle değil bazen de merdivenle yukarı çıkmalarını gerektiğini düşünüyorum.
Kemal Şahin: “ Başarıda en önemli etken, insan mefhumunu çok iyi
kavramak.” Bir insan başarılı oluyorsa, mutlaka
bir şeyleri doğru yapıyordur. Bir kez tesadüfen başarılı olabilirsiniz, bir
sene başarılı bir firma olabilirsiniz, iyi para kazanabilirsiniz, ama sürekli
basarı için, bazı şeyleri ısrarla doğru yapıyor olmanız gerekir. Ne başarı, ne
de başarısızlık tesadüfi değildir. İyi bir sanayici değilim aslında.
Fabrikalarımın bir kısmini yakın döneme kadar ancak 2-3
senede bir ziyaret edebiliyordum. Son zamanlarda bunu yılda bire çıkarabildim.
O koca fabrikalardaki makinelerin bir çoğunun alımında
bizzat bulunmadım ve çoğunun da ne iş yaptığını tam olarak bilmem. Gittiğimde
tesisleri hızla gezip, makinalara da söyle bir göz
atarım ve esas olarak makinelerin başındaki insanlarla ilgilenirim. Tekstilden para kazanıyorum ama kendimi uzman
bir tekstil sanayicisi olarak da görmüyorum. Belki iyi bir tüccarım. Nitekim, işe pazarlamadan başlayan, pazardan gelen bir
insanim. Bana göre ticari başarıda en
önemli etken, insan mefhumunu çok iyi kavramak, çok iyi işlemektir. İnsanları
yönetebilmek, motive edebilmek için gerekli bu. Yöneticinin, duygusal zekası güçlü, insan ilişkilerini iyi bilen bir psikolog
olması gerekir. Ben bir psikolog değilim, psikoloji tahsili yapmadım. Ama
insanlarla iyi ilişkiler kurarak sosyal yönümü geliştirmeyi başardım. Başarının öyle efsunlu formülleri, sırları
falan yok, birden fazla yolu olabilir. Bizim yolumuz, kesinlikle insanların
severek, zevkle, mutlulukla çalışmalarını sağlamaktan geçiyor. Başarıya böyle
yürüyorum. Yönetici adaylarına
önerilerime gelince; Hedef yoldur. Her insan konumu ne olursa olsun, kendine
makul hedefler koyarak onları yakalamaya çalışmalıdır. Bu şekilde yüksek motivasyonla çalışmak hem sizleri daha iyiye götürür hem de
bu yolda ilerlerlerken büyük mutluluklar yasarsınız. Düzenli, disiplinli ve planlı çalışan
insanlar, içinde bulundukları şartları değiştirerek, mutlaka iyi bir yere
gelecektir. Herkes zirveye çıkamaz ama bu şekilde çalışanlar elbet bulundukları
noktalardan daha üstlere tırmanabilir.
Bu devirde değişime uyum sağlayamayanlar özellikle global
pazarlarda ayakta duramaz. Teknolojik gelişmeleri yakından takip edin.
Bilgisayar ve internet dünyasıyla iç içe yasamayı öğrenin. Artık bir ya da birkaç yabancı dil bilmek iş
hayatında ve günlük hayatında kaçınılmaz bir zorunluluk. Eğer küreselleşen
dünyada kendinizi ve firmanızı hedeflediğiniz noktaya taşımak istiyorsanız,
dünyanın her yerindeki müşterilere hitap edebilecek konumda olmanız gerekiyor.
Saffet Ulusoy: “ Zengin olana kadar zenginlerin yaşantısına
özenmeyin.” İş hayatımda yükselirken
önem verdiğim şey geçmişi unutmamak, alçak gönüllü olmak, insanlara daha çok
önem vermektir. İş hayatımda bu noktaya
gelene kadar çok çalıştım ve çalıştığım insanlarla hep yakın dirsek temasında
oldum. Onlardan en yüksek verimi almak için işime erkenden gelerek onlara örnek
olmaya çalıştım. Aksam iş bitiminden
sonra bugün neler yaptım, noksan bir işimin kalıp kalmadığının kontrolünü
yaparım. Ertesi gün yapacağım işleri aklımdan geçiririm. Tutamayacağım iş
sözlerini asla vermem, verdiğim sözlerin de hep arkasında olurum. Gençlere vereceğim en önemli nasihat: çok
çalışmaları, zengin olana kadar kendinden zenginlerin yaşantısına özenmeyip
dünya nimetlerinin bir kısmından vazgeçip kazançlarını doğru kullanmayı
bilmeleridir. Büyüklerine saygılı olup, onların geçmişte yasadıkları
tecrübelerden en iyi şekilde istifade etmeyi bilmelidirler.
Ahmet N. Zorlu:
“ Basamakları göremeyenlerin yükselmeleri mümkün değildir.” Daha öncede altını çizdiğim bir gerçek var.
“Ne yaparım da patron olurum?” diye yola çıkılmamalı. Başarının temel taşı
çalışmak ve bir alanda uzman olmak.
Beni buralara getiren öğrenme hevesim ve çalışma azmim olmuştur. Benim
için hedef zengin olmak değil, başarılı olmaktı hep. İkisi birbirinden çok
farklı şeyler, dikkat etmeliyiz.
Yapacağın kadar iş alıp o alanda zaman içinde en iyisi olmayı hedeflemek
gerek. Basamakları göremeyenlerin yükselmeleri mümkün değil, hızlı çıkanların
ise düşmeleri kaçınılmaz.
Ece VAHAPOĞLU “Bugün Zengin Ol” adlı kitabından alınmıştır.